Doğum: Hastanede sizi neler bekliyor?

Bebeğiniz ile ilgili hazırlıkları tamamladınız, büyük gün yaklaşıyor. Peki doğum nasıl olacak, hastanede sizi neler bekliyor?  Normal doğum ve sezaryen doğum arasındaki farklar nelerdir? Anne Bebek Koçu, Yenidoğan Hemşiresi ve Bebek Bakım Danışmanı Sayın Gözde Engin Çıray’ın kaleminden rahat bir doğum ve sonrası için pratik ipuçları aşağıda sizleri bekliyor.

Hastanede Sizi Neler Bekliyor?

Normal (Vajinal) doğum ile sezaryen doğum öncesi ve sonrası yapılması gerekenler farklılık gösterir;

  • Normal (Vajinal) doğuma giderken aç olmanıza gerek yoktur fakat sezaryen doğum öncesi sizden anestezinin şekline göre 10-12 saat açlık istenecektir.
  • Normal doğumdan sonra hemen ayağa kalkabilir, odanıza yürüyerek geçebilir, istediğiniz gibi oturup kalkabilir, hastane içinde yürüyüş yapabilirsiniz ve istediğiniz gibi yemek yiyip, sıvı tüketebilirsiniz.
  • Sezaryen doğum sonrası odanıza, yatağınız ya da sedye ile getirilirsiniz. Genel anestezi almışsanız, fiziksel yapınıza da bağlı olarak kendinize tamamen gelmeniz zaman alacaktır. Yerinizden kalkmanız için en az 4-8 saat geçmesi istenecektir ve yemek yemeniz için anestezinin şekline göre 2-6 saat geçmesi gerekecektir.
  • Normal doğum sonrası eğer epizyotomi (kesi) yapılmışsa ve dikişiniz varsa tuvalete gittiğiniz zaman temizliğine dikkat etmeniz gerekir. Eğer doğum sırasında hemoroid olmuşsanız da bunun bakımı ve tedavisi ile ilgili hemşireler size destek olacaktır.
  • Sezaryen doğum sonrası dikişlerinizin ilk bakımını doktor ve hemşireler yapacaktır. Sizler de kanama ve akıntı yönünden kendinizi takip etmelisiniz. Doktorun istemi ile ilk banyonuzu 24-48 saat sonra yapabilirsiniz.
  • Normal doğum ile Sezaryen doğum arasındaki belki de en üzücü fark bebeğinizi ilk emzirme zamanınız olacaktır. Normal doğum sonrası hemen ten teması sağlanacak ve emzirme gerçekleşecektir. Sezaryen doğum sonrası ise ameliyathaneden odanıza ne zaman gelirseniz emzirme o zaman gerçekleşecektir. Artık anne- bebek dostu hastaneler, sorumluluğu anne baba aldığı zaman sezaryen doğum sonrası da bebeğin anne ile bir süre daha kalmasına izin verebiliyor. Bu tamamen hastane ve doktorun inisiyatifindedir.

Odanıza geldikten sonra emzirme konusunda sizi destekleyen ve yardımcı olan bebek hemşireleri olacaktır fakat siz yine de yanınıza alacağınız refakatçiyi iyi seçin derim. Bebek hemşiresinin anlattığı her şeyi sizinle birlikte dinleyen ve anlayan, uygulamanıza yardımcı olan kişilerin yanınızda bulunması çok kıymetli (Eşiniz, annenin, kız kardeş yada yakın arkadaşınız).

Doğum sonrası bebeğin dünyaya, sizin de bebeğinize ve anne olmaya alışma süreciniz biraz zaman alacaktır. Bebek emmekte güçlük çekebilir, daha ilk günden gaz problemi yaşayabilir, sizin ağrılarınız olduğu için bebeği emzirmekte zorluk çekebilirsiniz, alt bakımı ve gaz çıkarma konusunda acemilik yaşayabilirsiniz. Bunların hepsi normal şeylerdir. Önemli olan bunlarla baş etmek için sağlam bir psikoloji ve yanınızda iyi destekçilerin olmasıdır. Bu yüzden doğum sonrası ziyaretçi kabulünü ertelemeniz, hatta eve çıkana kadar kabul etmemeniz sizin faydanıza olacaktır. Çünkü her gelen arkadaşınız ya da aile büyükleriniz size duyduğu ya da deneyimlediği şeylerden bahsedecek, farkında olmadan sizi üzen sorular soracaktır. Normalde sizi çok seven insanların bile dedikleri o günlerde size dokunabilir.Bu yüzden ziyaretçi konusunda kısıtlamaya gitmek de fayda var.

Sessiz bir ortamda, yanında kendinizi rahat hissettiğiniz insanlarla ilk günlerinizi geçirin derim. Bebek her uyuduğunda sizde uyuyun ya da o uyurken bile uyumakta güçlük çekiyor, tedirgin oluyorsanız, o günlerde en büyük destekçiniz olan bebek hemşirelerine bir kaç saatliğine bebeğinizi emanet edin. İnanın o uyku sonrası daha çok kendinize gelecek ve  enerji depolayacaksınız. Bir de süt salınımı uyurken en yüksek düzeye çıkıyor. Uyandığınızda sütünüzün arttığını görmek size ekstra bir mutluluk verecektir.

Doğum sonrası ilk günler ve aslında o ilk 40 gün hem çok kıymetli ve güzel, hem de çok zor günlerdir. Kendinize güveniniz hep tam olsun. Bebeğinize karşı hep bir yetersizlik duygusu hissedeceksiniz. Fakat bu ömür boyu süren bir duygudur. Çünkü anne olmak bunu gerektirir 🙂

Ne olursa olsun ona sizden daha iyi bakan, onu sizden daha çok seven kimse yok. Bu yüzden ne yaparsanız yapın bu en iyisi olacaktır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir